Kayıtlar

artemis etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Artemis Efsaneleri: Endymion

Resim
Artemis yalnızca nam salmış bir avcı değil, aynı zamanda ay tanrıçasıydı. Gündüz vakti perileri ile ormanlarda dolaşır, geceleri ise parlak ay arabasıyla yıldızlarla kaplı gökyüzünü bir baştan diğerine kateder ve hafif ışığıyla aydınlanan yerler haricinde karanlıkta uyuyan dünyaya bakardı.  Apollon yorgun atlarını batı kapılarından içeri sürer sürmez ve alacakaranlık tepelerin üzerinde ilerlemeye başlar başlamaz, Artemis sütbeyaz atların çektiği gümüş arabasına çıkar ve gece boyu sürecek seferine başlardı. Her gece bu yolculuğu yapıyor olsa da, Artemis bu seferden bıkmaz usanmazdı, saatler geçtikçe gözleri önünde açılan, derin uykudaki dünyaya olan hayranlığı ise hiç azalmazdı. Bir akşam sessizce manzarayı seyrederken, ay ışığıyla aydınlanan otlarla kaplı bir tepede yüzünü gökyüzüne çevirmiş uzanan bir çoban gördü. Artemis şıpsevdi değilse de, uyurken gördüğü  Endymion'un güzelliğine hayran kaldı ve içini kaplayan tuhaf bir histen dolayı onun yanında olmayı arzu etti. B...

Artemis Efsaneleri: Orion

Resim
Tüm gün sadık köpeği Sirius ile ormanlarda gezinen Orion da en az Artemis kadar coşkulu bir avcı ydı. Bir sabah ormanda bir geyiği hevesle takip ediyordu, ansızın şafak vaktinde başladıkları uzun ve zorlu avın ardından dinlenmekte olan Artemis’in perileri Yedi Kız Kardeş’e (Ülker ya da Pleiadlar olarak da bilinirler) rastladı. Güzelliklerine hayran kalan Orion yanlarına yaklaşınca, periler onlara uzanan kollarından korkarak ürkerek ormanın derinliklerine doğru koşuşturdular. Actaeon’un başına gelenleri hatırlamanın bir caydıramadığı avcı uçan perileri takip etti. Tüm hızlarına rağmen avcının kendilerine yaklaştığını gören periler Artemis’ten yardım istediler; derhal yedi beyaz güvercine dönüştürüldüler ve Orion’un şaşkın bakışları arasında göğe yükseldiler. Daha sonra yedi parlak yıldıza dönüşüp sonsuza dek yerleştikleri gökyüzünde bir yıldız kümesi haline geldiler. Düşüncesiz arzuları nedeniyle başına herhangi bir felaket gelmeyen Orion şafak vaktinden günün son ışıklarına k...

Artemis Efsaneleri: Actaeon

Resim
Nerede vahşi geyikler geziniyor ve insan eli değmemiş uçsuz bucaksız ormanlar uzanıyorsa, orada Artemis yorulmak nedir bilmeden av peşinde koşardı. Alevlerle kaplı güneş arabasının ilk ışığı tepelerin üzerine düşer düşmez, kısa tuniğini kuşanır ve altın yayını kaptığı gibi o günün avı için perileriyle birlikte yola çıkardı. Kovalamacanın yorgunluğuyla öğle vakti dağ pınarlarının şırıl şırıl aktığı ve yaprakların bir perde gibi etrafını sardığı tenha bir köşe arardı. Bir gün bakireleriyle birlikte serin suların tadını çıkarıyorken, ağaçların arasından gelen bir çıtırtı işittiler. Sesin geldiği yöne baktıklarında kendilerini izleyen genç bir avcı farkettiler. Bu, şafaktan beri geyiği bir başına takip eden Actaeon ’du. Akarsuya yaklaştıkça cıvıl cıvıl genç kız gülüşmelerini işitmiş ve meraka kapılmıştı. Neşe dolu gülüşlerin kaynağını öğrenmek için görüşünü engelleyen dalları iki yana ayırdı. Artemis ve perilerini fark ettiğinde büyük bir dehşete kapıldı; ancak çalılar arasında gözd...

Artemis Efsaneleri: Niobe

Resim
Apollon ve Artemis’in çocukluğu boyunca tanrıça Leto, Delos Adası’nda mutlu  bir yaşam sürdü. Çocukları büyüdükçe, Delos sahillerine yolu düşen herkese onların güç ve güzelliğinden bahsetti. Leto’nun çocuklarını duymayan ne bir köy ne de bir mezra kalmıştı. Yunan anneler geceleri çocuklarını uyuturken, denizlerin uzak bir noktasında yer alan, üzerinde çayırlardaki tüm çiçeklerden daha güzel, biri kız biri erkek iki kardeşin yaşadığı bir adanın olağanüstü öykülerini anlatırlardı. "Niobe kalan son evladına kendini siper etmeyi denedi" Leto çocuklarının şöhretiyle gurur duyar ve her yerde övünürdü. Bu iddiasına karşı çıkan annelerin sayısı pek azdı ve bu itirazlarını yüksek sesle de dile getiremezlerdi. Fakat hepsinden daha gözü pek olan biri vardı; açık yüreklilikle tanrıçanın böbürlenmesine gülüyor ve övünebileceği yalnızca iki çocuğu olmasıyla alay ediyordu. Bu, 14 çocuk annesi ve bir Yunan prensesi olan Niobe idi. Çocuklarının yedisi erkek, yedisi kızdı ve her bir...

Olymposlu Büyükler: Artemis (Lat.Diana)

Resim
Zeus'un Leto'dan olma kızıdır. Kardeşi Apollon nasıl güneşle bir tutuluyorsa, Artemis de ay ile bir tutulur. Üçlek bir tanrıçadır: 1) Avcılık ve bakirelikle ilgili efsanelerde yer alan Artemis; 2) Ay tanrıçası Selene; 3) Gecenin karanlık gücüne egemen Hekate. Artemis'i İlyada'da ok, yay, at ve arabayla ilgili olarak görüyoruz. Ne ki bu araçlar sonraki kaynaklarda olduğu gibi av ve avlanma amacıyla değil, insanlara hızlı ve acısız ölüm vermek için kullanılır. Nitekim erkeklerin ani ölümü Apollon eliyle, kadınlarınki ise Artemis eliyle olur. Apollon gümüş yaylı olmasına karşın, bu okçu tanrıça altın yaylıdır. Efesli Artemis dışında, Artemis'i genellikle çevik ve narin bir kız olarak, kısa ve açık bir giysi içinde, sandallarla, ok, yay ve oklukla,bir köpek veya geyik eşliğinde, kimi zaman da Ay'ı simgeleme niteliğine ilişkin olarak meşaleyle tasvir edilmiş görürüz. Bakireliğinin simgesi olarak da başına gebe kalmamış Ay anlamında, bir hilal taşır. ...

Olymposlu Büyükler: Apollon (Lat.Apollo)

Resim
Apollon tanrının asıl doğuş yeri Anadolu kıyıları , yani Lykia ve özellikle Lykia'da tanrının doğduğu kent sayılan Patara'dır, ama sonradan önce adalarda, sonra Yunanistan'da kültü yayılınca bir çok yerler tanrıya beşik olma şerefini elde etmek için efsaneler düzdürmüşlerdir, bunların arasında başta gelen ve en çokda tutulan Delos efsanesi... (Azra Erhat, Mitoloji Sözlüğü 1989,s.51) Leto (Lat. Latona), Zeus'la birleşerek Apollon ve Artemis'i doğurur. Leto gebe kalınca, ya doğacak güçlü tanrıdan ya da amansız Hera'nın hışımından korktukları için, hiçbir ülke kabul etmez onu. Bir sığınak bulmadan oradan oraya sürüklenen Leto'yu sadece Delos adası kabul eder. Fakat bir koşulla: Delos, kıyılarını denizin dövdüğü, kayalık ve kısır bir topraktır. Doğacak tanrının ilk tapınağı burada kurulacaktır ve tanrı, adadan hiçbir şey esirgemeyecektir. Leto, bütün bunların gerçekleşeceğine, Gaia, Uranos, ve Styks adına ant içer. Leto’nun çilesi bununla da bit...