Kayıtlar

tanrıça etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aphrodite Efsaneleri: Adonis

Resim
🔺Aphrodite’in sonraki gözdesi, yakışıklı ve genç avcı Adonis oldu. Adonis avının peşinden korkusuzca koştururdu, öyle ki tanrıça onun emniyeti için kaygılanırdı. Avcılığı bırakması ve tüm günü onunla geçirmesi için ısrar etti. Adonis, Aphrodite ile geçirdiği zamanı çok sevse de ormanlarda gezinmek de onun için vazgeçilmez bir tutkuydu. Hiçbir ısrar onu avcılıktan vazgeçiremezdi. Bir gün Adonis bir yaban domuzunun peşindeydi. Hayvanın yaralı olduğunu sanarak cesurca yanına yaklaştı, fakat domuz aniden üzerine geldi ve uzun sivri dişlerini genç avcının böğrüne sapladı. Adonis ormanda can çekişirken, Aphrodite o günkü avın trajik sonunu haber aldı ve onu kurtarmak için yanına koşturdu. Yumuşak tenini yırtan ve kanını çiçekler üzerine saçan dikenli çalılara ve canının yanmasına aldırış etmeden olabildiğince hızla ilerliyordu. Adonis’in yanına vardığında artık yapabileceği bir şey kalmamıştı, Adonis kendisini öpüp okşayan Aphrodite’e tepki veremiyordu. Cansız bedenini kolları arasın...

Aphrodite Efsaneleri: Hephaistos, Ares ve Aphrodite

Resim
Aphrodite betimlemesi 🔺 Hera'nın yeryüzünü diğer tüm tanrıçalardan daha çok gözetlediğine şaşmamak gerek, çünkü biliyordu ki ölümlü kızların sahip olduğu güzellik yüce Zeus'u kolayca baştan çıkarak altın tahtından ayrılmasına neden olabilirdi. Dolayısıyla bir gün Olimpos'u çevreleyen beyaz bulutların arasından bakıp dalgalı denizlerin kucağında ancak rüyalarda mümkün olan güzellikte bir varlık gördüğünde sinirlenmekte haklıydı.  🔺 Hera'nın kıskanç bakışlarının hedefindeki kız o kadar güzeldi ki, sıradan insanlar gibi etten kemikten yaratılmış olması mümkün değildi. Hera, gördüğü şeyin kanlı canlı bir varlık olamayacağına öyle inandırmıştı ki kendini, bu yaratık gökkuşağının renklerinin ve denizin ak dumanının kendine oynadığı bir oyun olmalıydı. Okyanusun bağrında şefkatle uyuttuğu bu güzel varlığı batı yeli Zephyrus ağır ağır sahile taşıdı. Gün ışığı al yanaklarına düşüyor, dalgaların üzerinde salınan uzun saçları ise örülmüş altın gibi parıldıyordu. Tepesinde...

Olymposlu Büyükler: Hephaistos (Lat. Vulcanus)

Resim
🔺 Ateş tanrısı Hephaistos, Homeros'a göre Zeus ile Hera'nın oğludur. Hesiodos, onun sadece Hera'dan doğduğunu söyler. Zeus'un alnından Athena'yı çıkarmasına öfkelenen Hera, hiç kimseyle birlikte olmadan, yalnızca hıncının ve öfkesinin bir ürünü olarak, ateş tanrısını doğurmuştur.  🔺 Hephaistos, Troya savaşıyla ilgili bir tartışmada annesinin tarafını tutar. Buna kızan tanrılar kralı, Hephaistos'u bacağından yakaladığı gibi gökten aşağı atar. Hephaistos, tam bir gün yuvarlandıktan sonra, güneş batarken düşer Lemnos adasına. Bu kaza sonunda topal kalır Ateş tanrısı. 🔺 Ayrıca, çirkindir de. A ma topallığına ve çirkinliğine rağmen, üç güzel tanrıçaya kocalık etmiştir. İlyada'da onu, Kharit'lerden Kharis (Zarafet) ile evli olarak görüyoruz. Odysseia'da Aphrodite 'in kocasıdır. Ares ile ilgili bölümde, Aphrodite'in, kocası Hephaistos'u savaş tanrısı Ares ile nasıl aldattığını anlatmıştım. Hesiodos, Kharit'lerin en genci Aglai ...

Artemis Efsaneleri: Endymion

Resim
Artemis yalnızca nam salmış bir avcı değil, aynı zamanda ay tanrıçasıydı. Gündüz vakti perileri ile ormanlarda dolaşır, geceleri ise parlak ay arabasıyla yıldızlarla kaplı gökyüzünü bir baştan diğerine kateder ve hafif ışığıyla aydınlanan yerler haricinde karanlıkta uyuyan dünyaya bakardı.  Apollon yorgun atlarını batı kapılarından içeri sürer sürmez ve alacakaranlık tepelerin üzerinde ilerlemeye başlar başlamaz, Artemis sütbeyaz atların çektiği gümüş arabasına çıkar ve gece boyu sürecek seferine başlardı. Her gece bu yolculuğu yapıyor olsa da, Artemis bu seferden bıkmaz usanmazdı, saatler geçtikçe gözleri önünde açılan, derin uykudaki dünyaya olan hayranlığı ise hiç azalmazdı. Bir akşam sessizce manzarayı seyrederken, ay ışığıyla aydınlanan otlarla kaplı bir tepede yüzünü gökyüzüne çevirmiş uzanan bir çoban gördü. Artemis şıpsevdi değilse de, uyurken gördüğü  Endymion'un güzelliğine hayran kaldı ve içini kaplayan tuhaf bir histen dolayı onun yanında olmayı arzu etti. B...

Mitolojik Takvimde Bu Ay: Aralık

Resim
🔺 Aralık-December-Maimakterion/Poseidon Eski Roma takviminde onuncu ay olan Aralık, adını Latince on anlamına gelen decem kelimesinden almaktadır. Bu ay evlerdeki ocağın, ailenin ve düzenin temsilcisi olan tanrıça Vesta 'ya adanmıştır. Vesta iffetin yüceltilmiş sembolüdür.   🔼Söylenceye göre bir gece tanrıça Vesta uykudayken, bereket tanrısı Priapos ona tecavüz etmeye kalkışmış ancak o sırada bu olaya şahit olan bir eşek var gücüyle anırarak hem tanrıçayı hem de etraftaki herkesi uyandırmış, böylece Priapos'un amacına ulaşmasını engellemiştir. Bundandır ki eşek, Vesta'nın kutsal hayvanı kabul edilmiş ve tanrıçanın onurlandırıldığı günlerde çiçeklerle süslenmiş eşekler özgür kılınmıştır.